Ne mutlu senin gibi dostu olana, ne mutlu senin dostun olana....
Biraz önce bir mail aldım kendisinden ve çok duygulandım... Bir can dostu anlatmak istedim sizlere... Çocukluğunuzdan beri birlikte büyüdüğünüz dostunuzu anlatmak kolay değildir, anlatamam elbet, sığdıramam da kelimelere 20 yılı şimdi ama bir şeyler yazmak isterim...
Çok şanslıyım 20 yıllık bir dosta sahip olduğum için. Herkese nasip olan bir şey değil böylesi... İlk okuldan ta bu zamana süregelen bir dostluk bu... Koca 20 yılın birlikte geçtiği, her anımızı paylaştığımız, her güzelliği, her hüznü birlikte yaşadığımız...
O kadar yıldan sonra o dost, dost kimliğinin yanında, kız kardeşiniz oluyor aslında... ''Benim farklı anneden olma kız kardeşim '' diye yazmıştı bir keresinde bana... Ne doğru bir cümle kurmuş, farksızdır O'da kız kardeşlerimden. Onlar nasıl cansa, o da öyle candır bu gönülde, yeri onlarla aynıdır, eksiksiz...
Şu yaşımıza kadar en fazla 3 ay ayrı kalmışızdır birbirimizden, kardeşlerimden daha az ayrı kalmışızdır. iki yıl önce atandığı Van'da matematik öğretmeni kendisi...
Ben üniversiteyi de Aydın'da okuduğum için her gelişinde O'nu bekliyor olurdum dört gözle... Geleceği gün sabahı zor eder heyecanla muhakkak kahvaltıya giderdim uçarak, bu hep böyleydi... Hiç unutmam o keyifli, sımsıcak kahvaltılarımızı... O masa başında çay eşliğindeki dost sohbetlerimizi... Biz o masanın etrafında olmayı bile özlüyoruz şimdilerde.
Annesiyle de ayrı bir sevgiden nehir akar aramızda. O yokken beni gördüğünde O'na sarılır gibi sarılır öper mutlu olurdu hep. Şimdilerde de böyle bu. Her gittiğimizde sevgiyle candan kucaklaşırız.. Onun annesi beni görünce duygulanır, benim annem O'nu görünce duygulanır. İnsanların aklında öylesine bir bütünlük oluşturmuşuz.
Alışverişe gittiğimizde kardeş misiniz diye sorarlardı bazen, önceleri hayır arkadaşız derken, büyüdükçe, bu soruyu tebessümle ''evet'' diye yanıtlar olduk hep:) Hiç kavga etmedik küsmedik onca yıl...
Biz her yerde birlikteydik. Tatile de birlikte giderdik. Öyle ki düğünlerimizi bile aynı tarihe denk getirdik bir hafta arayla....Aynı zamanda karşımıza çıkan iki güzel insanla ebedileştirirken hayatlarımızı, hep birbirimizin yanındaydık o özel günlerimizde de...( Biricik'im canım sevdiceğim ise aynı performans, aynı şevkle damadın yanındaydı hep. benim sevdiklerime o da ben kadar değer veriyor elinden geleni yapıyor ya, ne desem azdır onun için... sahiden şu yüreğin Biricik'i O.) Balayımızdan ayağımın tozuyla gelip yetişmiş yanındaki yerini almıştım hemen, hazırlıklar başlarken. Tek yürektik hep...
Bütün sülalesi tanır bilir beni... Aile aktivitelerinde, bayramlarda, özel günlerde hep yanlarında olmuşumdur... Ama evlendikten sonra (bir yıla çok az kaldı), ikimiz de bir kez görebildik birbirimizi...:( Çok zor geldi ikimize de, ilk zamanlar özleyip de ağladığım çok oldu...O da aynı şekilde... Bazen dolduğumuzda dayanamayıp telefon açıp birbirimize ağladığımız da oldu... Aklıma her geldikçe, gözlerim doldu, düğüm oldu boğazımda... Üç beş gün konuşmayınca hemen rüyamızda görmeye başlarız... Hep irtibat halindeyizdir yani.. Çok şükür eşlerimizi de tanıştırıp sevdirmiştik birbirlerini, ki zaten ikisi de sevilmeyecek insanlar değil:) Şimdilerde hep bir araya gelme, beraber tatil yapma planları kurup duruyoruz... İnşallah olacak umutluyuz:))
Daha fazla ne anlatayım bilmem ki, sevdiğiniz insanlara olan sevginizi ancak siz bilirsiniz yaşarsınız kendi içinizde, anlatamazsınız hep eksik kalır bir şeyler değil mi... Bu da öyle işte...Farklı anneden olma kız kardeşim, dostum, sırdaşım, en sevdiklerimden O benim ve iyi ki var...