BİR SEVGİLİYE

Ey aşkıyla Aşk'a aşık ettiren aşık, Ey sevgisiyle En Sevgili'yi sevdiren sevgili, Ey sıcak huzur

BAHARI GETİREN

Ey kalbimin ğöğü! Ey kalbimi kızıl bir sevdayla kuşatanım!

AYNADAKİ SEN

Oysa ne çok özlemiştim seni, bir bilsen yokluğundan utanırdın...

HEP BİR ARADA

Melekleri topladık diye tebessümle söylendi hep babacım...

EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRMEZ OLDURUR

Kerem kendi suretini görmeden, sen artık aslına bürün demişler. Ferhat doğduğu gün, isim vermeden bu çocuk ne kadar şirin demişler.

dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Oca 2014

CAN DOSTA

 


Ne mutlu senin gibi dostu olana, ne mutlu senin dostun olana.... 

Biraz önce bir mail aldım kendisinden ve çok duygulandım... Bir can dostu anlatmak istedim sizlere... Çocukluğunuzdan beri birlikte büyüdüğünüz dostunuzu anlatmak kolay değildir, anlatamam elbet, sığdıramam da kelimelere 20 yılı şimdi ama bir şeyler yazmak isterim...


Çok şanslıyım 20 yıllık bir dosta sahip olduğum için. Herkese nasip olan bir şey değil böylesi... İlk okuldan ta bu zamana süregelen bir dostluk bu... Koca 20 yılın birlikte geçtiği, her anımızı paylaştığımız, her güzelliği, her hüznü birlikte yaşadığımız... 

O kadar yıldan sonra o dost, dost kimliğinin yanında, kız kardeşiniz oluyor aslında... ''Benim farklı anneden olma kız kardeşim '' diye yazmıştı bir keresinde bana... Ne doğru bir cümle kurmuş, farksızdır O'da kız kardeşlerimden. Onlar nasıl cansa, o da öyle candır bu gönülde, yeri onlarla aynıdır, eksiksiz...

Şu yaşımıza kadar en fazla 3 ay ayrı kalmışızdır birbirimizden, kardeşlerimden daha az ayrı kalmışızdır.  iki yıl önce atandığı Van'da matematik öğretmeni kendisi...


Ben üniversiteyi de Aydın'da okuduğum için her gelişinde O'nu bekliyor olurdum dört gözle... Geleceği gün sabahı zor eder heyecanla muhakkak kahvaltıya giderdim uçarak, bu hep böyleydi... Hiç unutmam o keyifli, sımsıcak kahvaltılarımızı... O masa başında çay eşliğindeki dost sohbetlerimizi... Biz o masanın etrafında olmayı bile özlüyoruz şimdilerde.


Annesiyle de ayrı bir sevgiden nehir akar aramızda. O yokken beni gördüğünde O'na sarılır gibi sarılır öper mutlu olurdu hep. Şimdilerde de böyle bu. Her gittiğimizde sevgiyle candan kucaklaşırız.. Onun annesi beni görünce duygulanır, benim annem O'nu görünce duygulanır. İnsanların aklında öylesine bir bütünlük oluşturmuşuz.

Alışverişe gittiğimizde kardeş misiniz diye sorarlardı bazen, önceleri hayır arkadaşız derken, büyüdükçe, bu soruyu  tebessümle ''evet'' diye yanıtlar olduk hep:) Hiç kavga etmedik küsmedik onca yıl...

Biz her yerde birlikteydik. Tatile de birlikte giderdik. Öyle ki düğünlerimizi bile aynı tarihe denk getirdik bir hafta arayla....Aynı zamanda karşımıza çıkan iki güzel insanla ebedileştirirken hayatlarımızı, hep birbirimizin yanındaydık o özel günlerimizde de...( Biricik'im canım sevdiceğim ise aynı performans, aynı şevkle damadın yanındaydı hep. benim sevdiklerime o da ben kadar değer veriyor elinden geleni yapıyor ya, ne desem azdır onun için... sahiden şu yüreğin Biricik'i O.) Balayımızdan ayağımın tozuyla gelip yetişmiş yanındaki yerini almıştım hemen, hazırlıklar başlarken. Tek yürektik hep...

Bütün sülalesi tanır bilir beni... Aile aktivitelerinde, bayramlarda, özel günlerde hep yanlarında olmuşumdur... Ama evlendikten sonra (bir yıla çok az kaldı), ikimiz de  bir kez  görebildik birbirimizi...:( Çok zor geldi ikimize de, ilk zamanlar özleyip de ağladığım çok oldu...O da aynı şekilde... Bazen  dolduğumuzda dayanamayıp telefon açıp birbirimize ağladığımız da oldu... Aklıma her geldikçe, gözlerim doldu, düğüm oldu boğazımda... Üç beş gün konuşmayınca hemen rüyamızda görmeye başlarız... Hep irtibat halindeyizdir yani.. Çok şükür eşlerimizi de tanıştırıp sevdirmiştik birbirlerini, ki zaten ikisi de sevilmeyecek insanlar değil:) Şimdilerde hep bir araya gelme, beraber tatil yapma  planları kurup duruyoruz... İnşallah olacak umutluyuz:))

Daha fazla ne anlatayım bilmem ki, sevdiğiniz insanlara olan sevginizi ancak siz bilirsiniz yaşarsınız kendi içinizde, anlatamazsınız hep eksik kalır bir şeyler değil mi... Bu da öyle işte...Farklı anneden olma kız kardeşim, dostum, sırdaşım, en sevdiklerimden O benim ve iyi ki var...



2 Ara 2013

DOSTLARLA BİRLİKTE

Cumartesi gününden bir not düşeyim. Caddenin ortasında, tüm o meraklı gözlerin içinde, ortalığı yatıştırmaya çalışan, korkuyla çırpınan kadına( eşi veya sevgilisi) küfredip okkalı bir tokat atan insan kılıklı densiz mahluk! Ellerin kırılsın..! Kadına el kalktı mı bunu gören erkek ahalisinin, seyretmek yerine o adamın tepesine üşüşmesi, bir de utanmadan edepsiz edepsiz, size ne o benim karım dediğinde ise bir kat daha fazla kötek atmaları gerektiğini düşünüyorum.. Evet o senin karın, hayat arkadaşın en büyük destekçin, tehlike anında senikorumak isteyen kadın! Malın değil yani..

Gelelim düne..  Haftalar öncesinden ayarladığımız bir buluşmamız vardı blogcu iki dostumla. Tiyatroya gittik. Sessizlik ismli oyuna, ki biz biricikle gitmiştik lakin 2.kez izlenebilecek güzel bir oyun olduğundan o oyunu seçtik tekrar.. Silence karakterindeki Funda Eryiğit'in performansını çok beğendiğimi tekrar söylemek istiyorum:) Gelelim bu 2 güzel dosta..

Ben yazmaya blog hayatına, 2006 da başlamış idim blogcuda.. Blogcu kendini bozunca bir ara bırakıp, tekrardan yeni bir sayfa açtım burada.... Bu iki dost da, taa o tarihlerde tanıştığım dostlarım.  Hiç bıkmadan 8 yıldır yazmaya devam ediyorlar..  Bunlardan ilki  <Çocuk> , ilk onunla tanıştım ve diğer bütün değerli arkadaşlarla da O'nun sayesinde tanıştım.. 8 yıllık blog macerasına artık blogspotta devam edecek inşallah.. Kalemi de güzeldir hani, cümle uydurukçusu der kendine ama çok güzel cümleleri vardır uydurulmuş..

Diğeri de Duygu . Benim güler yüzlü, bütün sorunlara rağmen hayata sımsıkı tutunan, pozitif, güzel yürekli dost canlısı arkadaşım..
Yıllardır sanaldan sürdürürken bu samimi güzel dostluğumuzu, benim evlenip İstanbul'a gelmemle gerçek hayata taşıdık sonunda.. Ara ara buluşuyoruz hep beraber ve çok güzel vakit geçiriyoruz..  En çok neşe kaynağımız olansa  <Çocuk> tur aşikar:) İnanın başım sıkıntıda olsa bi derdim olsa sonuna kadar ellerinden gelenin fazlasını yapacak ,her türlü güvenebileceğim iki insan..

Biriciğime de teşekkür ediyorum ayrıca, her defasında bize severek eşlik ettiği ve en az benim kadar benimsediği için dostlarımı:) Ben bu can ciğer adamı çok seviyorum yaa:))

14 Eki 2013

EYVALLAH TÜKENMEYEN UMUDA



Tut hadi tut elimden..! Yalın ayak koşturalım bir uçurtmanın ardı sıra
Kuyruğuna tutunalım hadi!
Deniz kenarında bir dilek tutalım ve taş sektirelim iki, üç bilemedin beş…Tutturuncaya kadar..

Şu koca çınar var ya hani dalları heybetli, çıkıp oturalım, sallayalım bacaklarımızı
Ve türküler tutturalım yükseklerden..
Sonra;
Ellerimiz kan kırmızı olsun toplamaktan kara dutları..
Tadı damağımızda kalsın ..
Dans edelim saman yüklü at arabasının en tepesinde!
Yine domates alalım birer ikişer, oturup yiyelim çocuklar gibi, sularını akıta akıta..
Gülelim sonra halimize doyasıya..
 


Bir bebeğin nini mini  elinin sımsıkı tuttuğu el olalım..
Akşamın kızıllığı çöktüğünde üstümüze, aheste aheste geçelim sessiz sakin sokaklardan ..

Biz gidelim hayallerimiz kalsın tebessümlerimizle sarmaş dolaş..
Dilimizde bir musiki , gönlümüzde bir ateş haydi başlayalım;

Eyvallah geçip giden yıllara, eyvallah tükenmeyen umuda. 
Güzel bir şarkı,
 
 

19 Oca 2013

Ortaya Karışık ;)

Mutluluk... Ne güzeldir ortak olmak o coşkuya.Kapılmak  kuş gibi çarpan kalbin heyecanına…  ve ne kolaydır paylaşmak mutluluğu insan nefsine. .
 Mutluyken herkes yanınızda olmaya hazırdır.. Zira ruhun da ihtiyacıdır …
Peki ya hüzün?  
O biraz zor gelir nefse..  Çünkü daraltır gönlü, ruhun hiç hoşlanmadığı kasvete davetçidir..kaçmak ister uzaklaşmak ister hüzün bulutlarının olduğu ortamdan insan…
 Fakat sevdikleriniz değer verdikleriniz olunca işin içinde, o zaman durum değişir…Bir tek siz kalsanız da asla pes etmez şikayet etmez var gücünüzle mücadele edersiniz.Yok etmek istersiniz o huzursuzluğu , çekip çıkarmak istersiniz karanlık kuyulardan… Bir çırpınış başlar taaa yürekten siz  farkında olmadan daha..  Gönül rahatlığıyla uyuyamazsınız da..
Nasıl ki bir küçük tebessümüyle ruhunuz cıvıl cıvıl çocuk seslerine boyanıyorsa, dünyalara değiyorsa, en küçük hüznü  de titretir yüreğinizi…  Ve her şeye hazırsınızdır  size tek bir tebessümüyle varlığıyla yaşattığı mutluluğu O’na da  yaşatmak için….
Hüzün bulutlarının yerine huzur bulutlarını koymak istersiniz.. Yani sizi bilmem de  ben öyleyim:)
Dedikten sonraaaaaaa, dün çok güzel bir şeye vesile oldum, iki yıldır görüşmeyen dargın olan çok sevdiğim iki arkadaşımı barıştırdım:)) Sonunda başardım bunuuu  oh bee:) çok da mutlu oldum maşallah.. Düğün hediyem sayıyorum;) Kore dizisi koliği arkadaşıma sevgiler uçurdum ditti:))
Hayatta yaşanılası o kadar çok güzellik var ki.. en küçük olumsuzluklarla dahi harcanmayacak kadar kısa bu hayat....


8 Oca 2013

Ben Mi?

Eski blogculardanım..;) yazmayı bırakmıştım ama yepyeni bir sayfada yeni bir 'ben' ile varım artık.. Önceki blog maceramda bir sürü güzel dostlarım var idi... Çok güzel insanlar tanıdım çok güzel dostluklar edindim, ki hala devam eden, görüştüğüm çok sevdiğim dostlarım var..
 Paylaşmak, kenettlenmek, mutluluklarınızın çoğaldığı hüzünlerinizin azaldığı bir ortam burası. Yani eskiden öyleydi.. Seksenlerdeki gibi içten, keyifli, şen şakrak, yeri geldiğinde de buruk...Bakalım bundan sonra da şahit olacak mıyım aynı güzelliklere... nice güzel dostluklara diyorum:)
İçimin içime sığmadığı zamanlardayım... yazmak istiyorum.. paylaşmak..duygularıma hayat vermek.. onları ete kemiğe büründürüp tebesüm haline getirip nice güzel gönüle de salmak istiyorum...İçime öyle bir aşk düştü ki, baştan sona O oldum... Rabbim öyle güzel denk getirdi ki, bu kadar çok sevebileceğimi tahmin etmezdim.. Şimdi hiç bilinmeyen harika bir ritmi tınıyı yaşıyor kalbim... Öylesine mutlu, sevgilinin her bir sesi sedasıyla göklerde kanatsız uçuyorum..
Ve Aşk Evliliğin ellerinden tutacak 22 gün sonra inşaallah:)