Cumartesi gününden bir not düşeyim. Caddenin ortasında, tüm o meraklı gözlerin içinde, ortalığı yatıştırmaya çalışan, korkuyla çırpınan kadına( eşi veya sevgilisi) küfredip okkalı bir tokat atan insan kılıklı densiz mahluk! Ellerin kırılsın..! Kadına el kalktı mı bunu gören erkek ahalisinin, seyretmek yerine o adamın tepesine üşüşmesi, bir de utanmadan edepsiz edepsiz, size ne o benim karım dediğinde ise bir kat daha fazla kötek atmaları gerektiğini düşünüyorum.. Evet o senin karın, hayat arkadaşın en büyük destekçin, tehlike anında senikorumak isteyen kadın! Malın değil yani..
Gelelim düne.. Haftalar öncesinden ayarladığımız bir buluşmamız vardı blogcu iki dostumla. Tiyatroya gittik. Sessizlik ismli oyuna, ki biz biricikle gitmiştik lakin 2.kez izlenebilecek güzel bir oyun olduğundan o oyunu seçtik tekrar.. Silence karakterindeki Funda Eryiğit'in performansını çok beğendiğimi tekrar söylemek istiyorum:) Gelelim bu 2 güzel dosta..
Ben yazmaya blog hayatına, 2006 da başlamış idim blogcuda.. Blogcu kendini bozunca bir ara bırakıp, tekrardan yeni bir sayfa açtım burada.... Bu iki dost da, taa o tarihlerde tanıştığım dostlarım. Hiç bıkmadan 8 yıldır yazmaya devam ediyorlar.. Bunlardan ilki <Çocuk> , ilk onunla tanıştım ve diğer bütün değerli arkadaşlarla da O'nun sayesinde tanıştım.. 8 yıllık blog macerasına artık blogspotta devam edecek inşallah.. Kalemi de güzeldir hani, cümle uydurukçusu der kendine ama çok güzel cümleleri vardır uydurulmuş..
Diğeri de Duygu . Benim güler yüzlü, bütün sorunlara rağmen hayata sımsıkı tutunan, pozitif, güzel yürekli dost canlısı arkadaşım..
Yıllardır sanaldan sürdürürken bu samimi güzel dostluğumuzu, benim evlenip İstanbul'a gelmemle gerçek hayata taşıdık sonunda.. Ara ara buluşuyoruz hep beraber ve çok güzel vakit geçiriyoruz.. En çok neşe kaynağımız olansa <Çocuk> tur aşikar:) İnanın başım sıkıntıda olsa bi derdim olsa sonuna kadar ellerinden gelenin fazlasını yapacak ,her türlü güvenebileceğim iki insan..
Biriciğime de teşekkür ediyorum ayrıca, her defasında bize severek eşlik ettiği ve en az benim kadar benimsediği için dostlarımı:) Ben bu can ciğer adamı çok seviyorum yaa:))
Gelelim düne.. Haftalar öncesinden ayarladığımız bir buluşmamız vardı blogcu iki dostumla. Tiyatroya gittik. Sessizlik ismli oyuna, ki biz biricikle gitmiştik lakin 2.kez izlenebilecek güzel bir oyun olduğundan o oyunu seçtik tekrar.. Silence karakterindeki Funda Eryiğit'in performansını çok beğendiğimi tekrar söylemek istiyorum:) Gelelim bu 2 güzel dosta..
Ben yazmaya blog hayatına, 2006 da başlamış idim blogcuda.. Blogcu kendini bozunca bir ara bırakıp, tekrardan yeni bir sayfa açtım burada.... Bu iki dost da, taa o tarihlerde tanıştığım dostlarım. Hiç bıkmadan 8 yıldır yazmaya devam ediyorlar.. Bunlardan ilki <Çocuk> , ilk onunla tanıştım ve diğer bütün değerli arkadaşlarla da O'nun sayesinde tanıştım.. 8 yıllık blog macerasına artık blogspotta devam edecek inşallah.. Kalemi de güzeldir hani, cümle uydurukçusu der kendine ama çok güzel cümleleri vardır uydurulmuş..
Diğeri de Duygu . Benim güler yüzlü, bütün sorunlara rağmen hayata sımsıkı tutunan, pozitif, güzel yürekli dost canlısı arkadaşım..
Yıllardır sanaldan sürdürürken bu samimi güzel dostluğumuzu, benim evlenip İstanbul'a gelmemle gerçek hayata taşıdık sonunda.. Ara ara buluşuyoruz hep beraber ve çok güzel vakit geçiriyoruz.. En çok neşe kaynağımız olansa <Çocuk> tur aşikar:) İnanın başım sıkıntıda olsa bi derdim olsa sonuna kadar ellerinden gelenin fazlasını yapacak ,her türlü güvenebileceğim iki insan..
Biriciğime de teşekkür ediyorum ayrıca, her defasında bize severek eşlik ettiği ve en az benim kadar benimsediği için dostlarımı:) Ben bu can ciğer adamı çok seviyorum yaa:))