BİR SEVGİLİYE

Ey aşkıyla Aşk'a aşık ettiren aşık, Ey sevgisiyle En Sevgili'yi sevdiren sevgili, Ey sıcak huzur

BAHARI GETİREN

Ey kalbimin ğöğü! Ey kalbimi kızıl bir sevdayla kuşatanım!

AYNADAKİ SEN

Oysa ne çok özlemiştim seni, bir bilsen yokluğundan utanırdın...

HEP BİR ARADA

Melekleri topladık diye tebessümle söylendi hep babacım...

EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRMEZ OLDURUR

Kerem kendi suretini görmeden, sen artık aslına bürün demişler. Ferhat doğduğu gün, isim vermeden bu çocuk ne kadar şirin demişler.

aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haz 2017

NELER OLMAMIŞ Kİ

Aradan 4 ay geçmiş bu zaman içinde:

*Ben 30'uma girdim. Neyse ki hala 25 gösteriyormuşum sıkıntı yok:) Yaşımı duyanlardan duyduğum genel şey aaa hiç göstermiyorsun o kadar var mısın sahiden diye, bu da bana teselli olsun:))

*Biricik'im canım, cananım, yolu yarıladı:D

*Evlilikte 4 yılı geride bıraktık çok şükür, nice nice seneler diliyorum kendimize; hayırlı ,mutlu, huzurlu, sağlıklı...

*Aydın' a gittik, annecim canım ameliyat oldu kötü huylu bir durumu neyse ki atlattı inşallah, hala tedavisi devam etmekte. bu sırada Zeynep bağ bahçe dolaştı, dalından çilek ve de eriklere doyduk şükür.

*Küçük görümcem evlendi, düğününü yaptık, her zamankinden çok oynadım dur durak bilmeden Zeynoma rağmen, çünkü o gürültünün içinde mışıl mışıl uyudu:)) Nasıl uyudu o bangır bangır müziğin içinde bilmiyorum hala:) Sağ olsun iyi ki de uyumuş canım.

*Diğer bir görümcem ilk bebeğini kucağına aldı

*En yakın arkadaşım sonunda hamile :) Yolun yarısını da devirdi hatta... Sağlıkla , güzelce, kolayca en doğalından bir doğumla kucağına alır inşallah oğluşunu.

*Ramazan gelmiş, hoş sefa gelmiş...

*Zeynep'im canım 1 yaşına girdi 2 haziranda ve ilk adımlarını da atmaya başladı elhamdülillah... Oruçlu halime rağmen her gün parka indirip koşuyorum peşinden tin tin mecbur:) Anneyim ben e bi zahmet değil mi:) Biricik de yapıyor aynısını.
He bu arada  küçük hanım babasına karşı aşkla bağlı sanırım, bazen kendimi dışlanmış hissetmiyor değilim; ama ben de senin anneeniiimmmm diyerek tepkimi veriyorum hemen:)

*Öyle güzel hallere girdi ki sevmelere doyamaz olduk. Rabbim sağlıktan sıhhatten ayırmasın inşallah tüm kuzuları...

Böyle işte durumlar. Şimdi bayram kapıda , Rabbim kavuştursun inşallah...


16 Şub 2017

DÜŞEMEYEN ASANSÖR KAÇAMAYAN UÇAK

Related image

Hava yağdı yağacak akşamın kızıllığı çökmüş, derse geç kalıyorum hiç gidesim yok ama asacak pek hakkım da yok. Heehh işte beklenen kapı sesi de geldi; Faruk hoca da çıkıyor evden, kızı basıyor zile, ''hadi gel bizimle aşağıda bekliyoruz... '' Ben bir türlü hazırlanamıyorum. Tam hazırım ki ayakkabımın teki yok kapının önünde hayııırrr yaa şaka gibiii😮😠. Hemen başka bir ayakkabı kapıp iniyorum. Herkes sıkıntıdan patlamış bir sürü laf işitiyorum haliyle. Araba da ne araba ama nasıl bir model teknoloji bu diye geçiriyorum içimden, çok havalı bununla gide gide derse mi gidilir, yazık yahu...
 
Tam gidecekken karşıda bir toz bulutu, bir sürü gibi, bildiğin bilgisayar oyunundan fırlamış gelmiş gibiler, kabardıkça diken diken açılıyor tüyleri, köpekgillerden...Ürküyor insan. Şaşkınız, gözlerimiz fal taşı.😱😱😱 Nereden çıktı ne bunlar diye. Neyse ki araba uçuruyor bizi hakkını verip, o biçim araba. geride kaldılar çoktan.
 
Kampüs göründü, inme zamanı. Ayakkabılar o kadar sıkıyor ki mümkün değil yürüyemeyeceğim, çıkarıyorum, yerlere basarken de zorlanıyorum bir şeyler batıyor ayağıma,  seke seke yürürken Biricik yanımda beliriyor bir anda:
 
_Bu ne hal yürü gidiyoruz. Diyor,
_Ama ders? Girmem lazımmm.
_ Böyle mi?
_Evet böyle!?
Sonrası mı, bakışlar bakışlar, ah o bakışlaaarr...
 
Ayakkabı alıp döneriz hemen diyor çekiştiriyor elimden. Biz yine koşuyoruz güle oynaya. Hayır desem de pek işe yaramayacaktı zaten:) Seviyorum bu anlık koşuşturmacalarımızı onunla. Ben esasında Onu çok seviyorum...💕💓 Derse de yetişiyorum, ayrılıyoruz orada. Ders çıkışı alışverişe çıkacağım...
 
İçinde kaybolacak kadar büyük bir alışveriş merkezi burası. Nasıl nereden geldim onu da hatırlamıyorum. Haber geldi bir an önce çıkmam gerek çıkışı arıyorum koşar adım, üst  katlardayım, asansöre biniyorum; asansör de hangar sanki mübarek(abartının da bu kadarı pesss😜) 
 
Tam kapanacakken 10-11 yaşlarında bir erkek çocuğu yetişip biniyor. İneceğim kata basıyorum bir iki kat indikten sonra birden düşmeye başlıyor asansör, neeeyyyyy! Neye uğradığımı şaşırdım o kadar şiddetli bir alçalış ki, kalbim fırlayıp düşecek sanki avuçlarıma. Yapacak bir şey de yok, çok anlık her şey, küçük çocuk sarılıyor bana, bense ondan daha korku içerisinde. Kapatıyorum gözlerimi artık. Şehadet getir şehadet! 
 
O  da ne , birden duruyor asansör ve açılıyor kapısı, ne tür bir şaka bu?! Saniyesinde dışarı atar atmaz kendimi kolumdan yakaladığı gibi bir el çekiştiriyor beni yine. Ne oldu nereye diyemeden uzaklaşıyoruz. Ardıma bakıyorum çocuk kaldı içerideee çıkamadan asansör tekrar düşüşteee...

Yine mi yaaa; koşturuyoruz,
_Sen nereden çıktın nasıl bildin ki burada olduğumu ?
_ Yürü yürü vakit yok.
 Koşar adım ilerliyoruz bir yandan.  O acele telaşla ilerlerken babamı görüyorum kalabalığın içinde, yüzümde kocaman tebessümle babacım diye bağırıyorum. Yoook artıııık hala durmuş değiliz!
 
Babaamm ! baba !bab! Uzaklaştık bile. Neye nereye bu acelemiz onu da bilmiyorum. Geride kalıyor babam be...

Uçak kaçacak be uçaaak diyor, yarım güleç yarım telaşlı yüzüyle. (Bir de güneş vurmuş gözlerine hiii tutmayın beni çok sevicemmm.) Ne uçağı nereye noluyor diyorum ama söyleyeceği yok bakıyorum ki e zaten nefes nefese de kalmışım susuyorum, hızlı adımlarla ilerlemeye devam.
 
Yollarda aceleden çarptığımız takıldığımız ayağına bastığımız ve bir güzel laflar  yediğimiz bir yolculuktan sonra dağılmış vaziyette yetişmiş durumdayız. Koltuklarımızda yerimizi aldık bile. Haydi ozamaannn uçuş ve uyku zamanı şimdi, tutunun kalkıyoruzzz....
 

17 Ağu 2016

BİR AŞK DAHA







Her sabah yeniden aşkla uyanıyoruz artık.
Bir gülücük bu kadar mı mutlu eder insanı. Nasıl bir gülüştür ki o öyle,  kıpır kıpır eder insanın içini.
Sabahları hep mutluyuz, gülücükler dağıtıyoruz ve de konuşmaya çalışıyoruz anne babayla.
O çıkardığı seslere ayrıca hayranız.!
2 buçuk aylık  kuzu bu , bize bilmediğimiz bir sevgiyi tattıran.


Şükürler olsun Rabbe...
Öyle işte,  şimdilerde yeni bir aşk yaşıyoruz; adı Zeynep.






27 Eki 2015

AYNI GÜNEŞİN ALTINDA BEKLİYORUM





Ilık bir sonbahar,
Yine aynı ağacın altında kırık dökük tahta masada kuruluyor hayaller
Bir bardak kahve ve saçları okşayan güneş eşliğinde.
Yüzde buruk bir tebessüm, kendi kendine konuşan dolu gözler...
Küçük bir defter, sayfaları rüzgarla cilveleşen,
Heyecanla bekliyor kuşansın diye en güzel hatıralarla.
Aşkı yazmaya hasret eski odun bir kalem hemen oracıkta,  nihayet alınıyor ele
Ve bir şarkı dile geliyor önce ; '' Avuçlarımda hala sıcaklığın var ,inan
Unuttum dese dilim yalan, billahi yalan vallahi yalan.
Hasretindir  içimde hep alev alev yanan.'' 
Derin bir iç çekiş sonrası son satırlara imza atıp bırakılıyor;


Gel artık ey sevgili, kahven bile hazır bak,
Ben hala aynı yerde, aynı ağacın, aynı güneşin altında, aynı kırık dökük tahta masamızda,
Aynı aşkla,  bekliyorum seni sevgili...






11 Eyl 2015

KALBİN ÇAĞIRDI BENİ




Aklarla cilveleşmeye başladığından beri saçlar,
Daha çok dalar oldu uzaklara bakışlar.
Uyudum ve gözlerine uyandım bu gece.
Bir rüyanın efsunuyla uçtu ömrüm yeniden hatıraların kucağına
Kim derdi ki , yıllar sonra bir rüyada yine geleceğiz göz göze seninle
Korkunun kaybolduğu o derin, masum,  çocuksu gözlerle;
Beni aşka çağıran gözler...
Bir mutluluk sonrası
Kirpiklerinin ucunda zoraki tutunan o minik damlacığa takıldı bakışlarım yine
Ve ruhumu öylece orada bıraktım da  uyandım
Çünkü
Kalbin çağırdı beni aşka yine...








2 Haz 2015

CAN BİLDİĞİM




Havasından suyundan aşk damlayan
Yarim var gül renginde
Dünyaları verseler kar etmez
Olmaz k
i sen denginde

Aşkıdır ruhumda yankılanan
Duyduğum her seste
O can ki sevdası sonsuzumdur
Aldığım her nefeste
Son aşkım ilk yarim can bildiğim
Vefalı sevdiğimsin
Derdimi derdinle böldüğümde


Ömrümü verdiğimsin
....


Ben bu şarkıyı yeni dinledim ve de dinler dinlemez de bunu hemen Biricikime göndermeliyim dedim...  Tüm satırları canı gönülden aynı hislerle hediyemdir sevdiceğe...



15 Nis 2015

BİR KAÇAMAK DAHA;)




Öğleden sonra inşallah Aydın'da olacağım:)  Olluşumu (yeğenim) görmek için can atıyorummmm çünkü o da Aydın'da... Nasıll özledimm, fotoğraflarını her gördüğümde nasıl pır pır ediyor kalbim Allah'ım. Kocaman oldu minikim, en son gördüğümde bir aylık bile değildi, şimdi 4 aylık oldu tiyzesinin şirini:) Tam sevilmelik zamanı ohh:)


Beş gün birlikteyiz inşallah.  Küçük kız kardeşim, abla çatladın vallahi , çatlamadan gel inşallah diye dalga geçiyor benimle.
Bütün kardeşler yine toplanmış olacağız yani baba evinde:))
Bütün kardeşlerin bir araya gelmesi her zaman gerçekleşen bir durum olmuyor evlendikten sonra.
İşte o nadir ve güzel anlardan birini daha yaşamaya gidiyorum uçarak;)


Hem evde ablalarını bekleyen, birlikte çay saatleri ve film seansları için can atan delikanlı bir kuzucuk daha var:)


Sizlere de sevdiklerinizle birlikte musmutlu zamanlar dilerim.


dipinnotu:) Seni çok seviyorum canımın içi, huzurum Biricikimm. 


2 Şub 2015

BİR YILDÖNÜMÜ DAHA




Bir yıl daha büyüdük evlilikte. 2. yılımızı doldurduk biz bugün:) Zaman hızla akıp geçiyor.

Şükürler olsun Rabbe bu güzel yuva için
Şefkatli, sevgi dolu, sevilesi eş için...
Seni çok seviyorum Biricikim; huzurum, evimin neşesi
Gönül sarayımın güneşi.
Rabbim daha nice yıllar görmeyi nasip etsin inşallah huzurla, mutlulukla, aŞkLa.
:)





4 Kas 2014

ÖYLELERİ VAR Kİ

Seni Sevmeyene Fazla Sabır Gösterme.
Sabrının Adı Yüzsüzlük Olur..
Bu Kadarla Kalmaz ;
Fedâkarlığın Eziklik,,
Sevgin de Kişiliksiz Olur..

                                          Mevlana


Hayat bu, bir bakarsın her şey bir anda son bulur.
Hayat bu, son dediğin an her şey yeniden can bulur.

                                                                           Şems-i Tebrizi

Birbirlerinin gönüllerine aşık iki insandan iki güzel sözle başlamak istedim...

Fotoğraf: "Bazı insanlar kaybedilmeyecek kadar değerlidir.."

Öyle insanlar vardır ki size gülümsediğinde içinin de gülümsediğini hissedersiniz gözleriyle birlikte.
Gösterilen sıcaklığın hakikaten yürekten geldiğini hissedersiniz. Sevgileri samimi ve içtendir. Hep görmek istersiniz, ayaklarınız kendiliğinden gider onlara doğru. Ne güzeldir böylesi güzel insanlarla karşılaşmak ve bu sıcaklıkta samimiyette olabilmek...

Bir de yüzünüze olabildiğince gülümsediği halde bunun ardındaki yapmacıklığı görebildiğiniz insanlar vardır. Hissedersiniz bir şekilde içten gelmeyen o yakınlığı tebessümü ve diken üstünde gezinir ruhunuz. O sahte yakınlık ürpertir gönlünüzü... Adımlarınız hep geri kaçma çabasındadır onlardan, ne kötü...


Selam olsun, yürekleriyle birlikte gülümseyen o samimi, içten tüm insanlara, dostlara...


***

Nefesinde huzuru,
Bakışında sevgiyi, şefkati,
Sarıldığımda kalbinin sıcaklığını,
Kokusunda mutluluğu hissettiğim,
Şahit olduğum her mutlu anda aşkla yöneldiğim,
Sevincimi, usulca ellerimi ellerine kenetleyerek,
Sarılarak,
Gözlerine bakarak paylaştığım, 
Gönlümün, ruhumun tüm rengi, neşesi olan sevgili!
Can sevgili, BiriciK canan...
Sana da en kalb-i kelamlarla selam olsun;)




15 Nis 2014

BİR SEVGİLİYE


Biricikim eşimin beni kendine hayran bıraktırdığı yazısı...


Ey aşkıyla Aşk'a aşık ettiren aşık,
Ey sevgisiyle En Sevgili'yi sevdiren sevgili,
Ey sıcak huzur,

Bu ne güzel bir var oluştur, var olmaya mutlak varlıktan bir tecelli manasını veren bir var oluş...
Bu ne güzel bir sevgidir ki, sevmeye mutlak Aşk'dan bir tecelli manasını veren bir seviş...
Bu ne sıcak bir gülüştür içime yayılan, ne parlak bir nurdur ruhumu kaplayan, ne mavi bir huzurdur dünyama yansıyan... Sen geldin çok şey gitti hayatımdan; gelen gideni aratmadı, arttırdı her gelen yeni geleni. Kat kat 47 kat oldu neşem, sevincim, iyiliğim...

Mana kazandı seninle; yazılmış milyonlarca aşk kitabı, kafiyelenmiş yüzbinlerce aşk dizesi, terennüm edilmiş on binlerce aşk şarkısı, yapılmış binlerce aşk filmi... Şimdi hayat daha anlamlı, çünkü artık anlıyorum, çünkü artık heryerdeki kopuk bağlantı seninle ilmek ilmek dokundu ve koca bir sevgi oldu... Bir kainat dolusu sevgi ilmeği, hatta sevgi kördüğümü oldu....

Ey güneşteki soğuk güne ısı veren ışığım,
Ey aydaki karanlık geceye yol gösteren aydınlığım,

Sen geldin, her şey manaya geldi... Klavyem aşkı yazdığım yer, koltuğum aşkı düşündüğüm yer, seccadem aşk için dua ettiğim yer oldu.
Masamda telefonun her titreyişi kalp titremesi, cebimde telefonun her kıpranışı içimdeki çocuğun kıpır kıpır oluşu oldu... Ve bir mesaj oldu seninle gelen;
Aşktan son dakika haberleri,
Aşkta son dakika haberleri,
Aşka son dakika haberleri,
ve aleme son dakika haberi... AŞK!

Girdin dünyama sessiz sakin, sonra bağıra çağıra aşkını haykırarak yerleştin kalbime.
Nasıl yaptın da bu kurak topraklara su getirdin? Sırrın nedir ki aşkın ab-ı hayatıyla susuzluğuma merhem oldun?..

Git anneciğine sor bi;
Sana hamileyken hangi erişilmez dağlardan getirilmiş baldan tatlıları yemiş, hangi doyulmaz aromalı şerbetleri içmiş, hangi ahengi baş döndüren serenatların ezgilerin terennümlerini dinletmiş de varlığın böyle tatlı olmuş...

Sen bebekken hangi rengarenk çiçeklere sarmış kundağını, hangi ışıl ışıl yıldızlarla örtmüş üstünü, hangi huzur veren rayihalardan yapılma sabunlarla yıkamış, hangi anka kuşlarının sütleriyle beslemiş seni, hangi masal diyarlarının prensesleri olmuşsun sen...

Sor bi annene; hangi büyüler tılsımlar muskalar sihirler 2 kgramlık eti bu dünyaya sığmayacak kadar büyük bir kalbe çevirmiş...
Sor bakalım; hangi hocalardan ne dualar okumalar almış da binlerce çocuğun şen şakrak ruhunu bu küçük ruhuna sığdırmış...

Bir de Rabbime sor bakalım; benim hangi minicik sevapçık parçam makamına ulaşmış da, hangi yamuk buruk duam kabula layık görülmüş de, hangi yalandan göz yaşım yere düşemeden evvel makamına ulaşmış da bana bu büyük lütfunu layık görmüş...
Ve sor ona, de ki; 'Ey Rabbim, sen neden bu kadar Aşk'sın?!...
Ne de güzel Aşk'sın sen...'

Ne de güzel aşk müjdesisin sen...



1 Nis 2014

BAHARI GETİREN




Ey kalbimin ğöğü! Ey kalbimi kızıl bir sevdayla kuşatanım!
Ruhumun çorak toprakları vardı benim ve kimsesiz hüzünlerim... Sonra sen buldun beni, sağanak sağanak  tebessümünle yağdın üzerime, çölün kalbinde çiçekler açtırdın.
Kara kışlarda kuruyan dallarımın ardından gönlüme ebedi baharı müjdeledin.  
Karşımda durup alev alev saplanan kirpiklerinle ruhumu sevgiye çağırdın. 
Eflatun geceleri süsleyen,  o efsunlu renginle yürek ısıtan kandilim oldun...  
Sen her bakışında bana, gözlerinden düşer aşk ruhuma ve büyüler gönlümü bilesin... İşte bu sebepledir yüzüne uzun uzun bakışlarım can sevgili, bunu da bilesin... 





10 Mar 2014

AYNADAKİ SEN


Papatyadan taç yapmıştın hani hatırladın mı? “Uzun siyah saçlarına ne de çok yakıştı “demiştin.

Hiç bozmadım onu, sakladım hep, eskimeye yüz tutmuş masamın ilk gözünde..
Ve ne zaman kendimi çirkin hissetsem, yalnız hissetsem hep taktım saçlarıma. 

Kısık gözlerle tebessüm eden bakışlarının ardından sesin yankılandı bir anda yine; “uzun siyah saçlarına ne de çok yakıştı.” İrkildim,  aynaya baktım, oradaydın ve gülümsüyordun işte yine.
 

Aynalarda beliren suretine sadece bakakaldım ben hep...
Cesaret edemedim arkamı dönmeye. Dönmezsem, belki hep orada kalırsın benimle diye düşündüm ama gittin,hep gittin... Oysa ne çok özlemiştim seni, bir bilsen yokluğundan utanırdın...


Ben yine de her gün batımında mırıldanıyorum şarkımızı titreyen sesimle. Ne zaman göz göze gelsem duvardaki resminle, hep gülümsüyorum. Gözyaşlarımı yanağımdaki çukurda saklıyorum hep, sen görmeyesin diye... 

Gün geçtikçe daha da çoğalıyorsun içimde. Uykularım firar ediyor, ben sokak sokak arkasında.
Yorgun düşüyorum koşmaktan ardından. Sonra yastığına sarılıp kokunla dalıyorum kirpiklerime tutunan budala uykuya.
Her gece açılan üstümü örterdin bir de buse kondururdun ya. Bazı geceler uyanıyorum, kalbim ellerimde. Dudakların değiyor sanki yanaklarıma, dokunuyorum kokusu siniyor ellerime. Üstüm örtülüyor. Bir şeyler söyleyecek oluyorum parmağın dudaklarıma kilit oluyor susuyorum. Adını sayıklayıp kapatıyorum yine dolan gözlerimi...

Ve ben her sabah sana yeniden başlıyorum gittikçe büyüyen hasretimle… Gel gör ki sen yoksun, ben bir o kadar yoksul...





Klibi çok tatlı bu tarzları seviyorsanız eğer... At çok hoşuma gitti mesela, çok orjinal:)) E şarkı da güzel. Güzel bir haftanız olsun...

4 Mar 2014

EY BENİM CAN SARAYIM


Sen ki geldin ya  gönül bahçeme bir kez; kanadı ebruli güvercinler geldi seninle birlikte.... Sen geldin, yıllardır beklediğim yâr geldi.
Papatya kokuları sardı ruhumun tüm sokaklarını...
Titreyen ruhumda bir fidan gülümsedi ansızın.
Kandil oldu bakışların karanlık gecelerime.
Titrek avuçlarımda yanan alev, sen.
Gülünce, kirpikleri binlerce gökkuşağı olan, sen.
Eflatun düşlerin adı sen, bütün umutların adı sen...
O yemyeşil denizin her gece söylediği sevda şarkısı sen...
Ruhtaki o tatlı huzur, yine sen...

Ve bir dua Rabbe, son nefese kadar dudaklardan dökülecek olan ;

Kalbimizi aşk üzere sabit kıl Allah'ım...




Şu parça da sadece içinde geçen güzel manzaralar için bile dinlenir izlenir. O kadar net , berrak çekimler ki benim çok hoşuma gittiler.


21 Şub 2014

CAN SEVGİLİYE

* Hafta sonu için bir film önereyim... Geçen senenin filmi gerçi ama izlemeyenler için güzel bir alternatif olabilir. Dev avcısı Jack. Fantastik macera severlere hitap eden bir film... Bol aksiyonlu.


*Hafta sonları blogla ilgilenemiyorum Biricikle vakit geçirdiğimiz gezdiğimiz için... O yüzden bugünden yazayım istedim, yarın Biricikimin doğum günüüüü:))





Varlığına dua ettiğim, şükrettiğim, ömrüme tat katan sevgili.
Sen; sevginin ete kemiğe bürünmüş hali!
Sen; Rabbim'in en güzel hediyesi; hayattaki hazinem..
Sen huzurum... Sen mutluluğum... Sen sürurum...

Ey kalbimin en aşk nakışı!


Ey gülüşüne aşık olduğum, bambaşka ahenkleri hissettiren yâr. Tebessümüyle ruhumu huzura boyayanım... Kalbimden dudaklarıma sevgiyle dökülenim. Her sabah içime en taze, en sıcak umutları dolduran, yüzüme en tatlı tebessümleri bırakanım...

Yumuşacık kalplim, canlar canı eşim...
Seni çok seviyorum:)
Hayırlı olsun yeni yaşın.... Nice yaşlara, sağlıkla, huzurla, mutlulukla ve hep birlikte inşallah....

*
Hafta sonu çok güzel şeyler olacak inşallah:) Bu günü iple çekiyordum. Musmutlu bir hafta sonu olacak inşallah;) Yine çok hoş planlarımız var Biricikle:) Detaylarını paylaşacağım elbet ama bir kaç gün sonra....

Hepinize bol keyifli hafta sonları diliyorum.

12 Şub 2014

BİR ÇOCUĞA...



Ey nefessiz kalmış çocuk,

Affet beni... Dünyanın yılları içimin asırları oldu sana tek bir nefes bile aldırmadım. Göçtün gittin sandım bu kurak yürekten, ruhtan...
Kim bilir kaç kere boğdum seni kalemimle kararttığım satırlarda...
Her kırıklığında kalbimin içinde kırıkların derinlerine gömdüm seni.
Affet içimdeki çocuk. Uçurumun kenarına gitmeden yemyeşil vadilerin ovaların değeri anlaşılmazmış. İşte taa oralardan geliyorum senin kıymetini tekrar sana iade etmeye.

Özlemişim nefesini be çocuk... Özlemişim içimdeki şen şakrak varlığını. Bakma sen gözyaşlarıma, farklı onlar bu sefer... Taa uzaklardan, sevgiliden geliyor onlar. Boğmak için sel olmuyorlar, bilakis can vermek için ab-ı hayat oluyorlar. Bırak en derinlerine işlesin bu damlalar, nüfuz etsin ki bir daha kurak mevsimin olmasın, hep yeşil kalsın içinde koşup oynadığın vadiler...
Tadı bile farklı bu damlaların ki artık aktığı yanakta yara değil güller açıyor...

Gül, koş, gene sev, gene coş... Senin mevsimindir bu mevsim, artık her mevsim...
Ölene kadar bu mevsimde yaşamak için dua et ey çocuk...


(Bir gönlün aşka boyandığında sevgilinin gelişiyle içindeki çocuğa seslenişidir;
Biricik'imden;)



27 Ara 2013

ÖMRÜMCE HEP ADIM ADIM


Ömrümce hep adım adım her yerde seni aradım
Ben kalbimden başka yerde inan seni bulamadım

                   ***
Güzel bir parça paylaşayım sizlerle... Yalnız öyle sıradan bir parça değil bu. Evlenme teklifini aldığımda benim için, bizim için çalan bir şarkı ... Bu parçayı  ikimiz de severdik ve dinlerdik beraber nişanlıyken de. Geçtiğimiz sene bu ayın başlarında almıştım evlenme teklifimi:)

Birlikte gittiğimiz şehirden biraz uzakta, çok sıcak bir ortamı olan, eski antika eşyaların dekorunu oluşturduğu ve arka tarafında çok sevimli bir bahçesinin, oturmak için sandalyelerin yanı sıra salıncaklarının da bulunduğu sakin, doğal, huzurlu bir kafe vardı... Her zaman da aynı köşeye aynı salıncağın olduğu yere otururduk... Kafe sahipleri de biliyordu artık bizi:)

 Benim biriciğim, beni ziyarete geldiği bir akşam yine orada buluşmak için anlaşmıştık, buluşup da gittiğimizde, içeri, adım atar atmaz herkeste bir tebessüm vardı fakat ben sebebini anlayamamıştım, kendi yerimize hızla yaklaşırken salıncağımızın kalpli ışıklarla ve değişik aksesuarlarla süslenmiş olduğunu, masamızda şamdan, yanan mumlar, çok cici bir çiçeğimiz ve gül yapraklarının hazır vaziyette bizi beklediğini gördüm:) Küçük, şirin mi şirin, çok güzel bir masaydı....

O an ki heyecanımı, şaşkınlığımı, kalbimin ritmini şimdi yazarken bile hissediyorum:) Çevrede kendi halinde oturan başka müşteriler de vardı ve her yeni gelen tebessümle bir göz gezdiriyordu bize:) O heyecanla titrerken ikimiz de, sevdiceğim canım, öyle güzel bir konuşma yapmaya başladı ki, o başlar başlamaz da kafede bu şarkı çalmaya başlamaz mı, bir heyecan, bir mutluluk, şaşkınlık dalgası daha sardı beni:) O nu da ayarlamış meğer:) Sonra pırlanta yüzüğü çıkardı ve teklifini yaptı:)

Bu arada bunlar olurken de kafenin bizi tanıyan sahipleri merakla karşıda durmuş bizi izliyorlardı:)) Hatta çıkışta yüzüğümü de görmek istemişlerdi:)
Biriciğim meğer herşeyi gelmeden telefonla arayıp halletmiş. Malum o zamanlar ben Aydın'daydım, O İstanbul'da..  Sağolsun yardımcı olmuşlar kafe sahipleri de:) Ömrümün en güzel en harika en mutlu en duygulu anlarındandı...

Sen; Rabbimin en güzel hediyesi… Şükrüm.. Duam... Hayattaki hazinem...
Sen Huzurum... Sen mutluluğum.. Sen sururum... Nurum…
Kalbimin en AŞk nakışı… Sen; gümüşten bir vav şehri içimde...
İyi ki girdin ömrüme...



bu fotoğraftakinden çok daha güzel halde aslında, burası küçük bir bölümü sadece, başka fotoğrafını bulamadığımdan bunu koymak durumunda kaldım.. Salıncaklar  da yok bu halinde ama olsun...
Güzel hafta sonları olsun hepinize dostlar:)

12 Ara 2013

KAR TANEM

 
 

Mor bulutların ardında ellerinde aşk taneleriyle bekleşiyor melekler ve işte masal rengiyle kar, yumuşak yumuşak iniyor şehrime sevgili.. İncitmeden usulca öpüyor toprağı..
 
Birazdan akşam çıkagelir tüm endamıyla ve süzülür güneş semada nazlı nazlı kızıl duvağıyla .. Sonra sen düşersin aklıma gecemi süsleyenim..Kelimelerim takılır her bir kar tanesinin kanadına, uçup konar yürek pervazına sessizce.
 
Kapat şimdi gözlerini ve dinle, deli divane sevda rüzgarının önünde ve demli bir bardak çay eşliğinde;
Akşamın kızıllığı sinmiş gözlerine, yanıyor kırmızı.
Kardan adamı ısıtıyor tebessümün sevgili...!
 
Ey ruhumun duvarlarına en güzel desenleri çizen gönül ressamım, duyuyor musun kanat seslerini kalbimin? Sana geldim sevgili!
Bir çöl çiçeğinin susuzluğuyla geldim ve sen, çocukluğumun masum ellerinde yeşeren umut..
Can ver bana nefesindeki aşkla.. Sen bana sevda ol , sen bana hayat, sen bana can sevgili...
ve ben sana bir ömür sevgili...
 
 
Huzurlu, güzel, sıcacık bir parça size..
Dinlendiriyor insanı, güzelleştiriyor ruhu sanki.Ben öyle hissediyorum ya da..Bende müziklerin etkisi farklıdır biraz...

 

29 Kas 2013

UÇURTMAMA TAKILANLAR

            
Bugün günlerden güzellik, sefa geldin, hoş geldin***
                                                   
Bir düş ertesi sonrası çıkageldin ömrüme ışıl ışıl gülen gözlerinle, bir 'aşk'lık mola verdim hayata. Sonuna dek bitmeyecek bir mola.. Zerre zerre sızdın benliğimin kuytularına.
Berrak sular dalgalanıyor şimdi iç denizinde ruhumun. Bir kuğu papatya taşıyor ağzında , süzülürken mavi sularımda.. Gökkuşağı takılmış geliyor peşine, pembe uçurtmamın.. Çektikçe ipini HAYAT takılıyor ardına birde..

Ve sonraiki yürek, kocaman bir sevgi ..
Bir lahza Mecnun, bir de Leyla..
Sen
Ben
...
 
Sevdaymış meğer içimizde yıllardır uyuyan deli**
 
 
 
 
 


 

14 Kas 2013

GÖNÜL POSTASI

 
Rüzgar bir kuğu zarifliğinde yaklaşıp doluyor kollarını boynuma ve iliklerime işliyor çikolata tadında.. Elimdeki el yakıyor bütün üşümüşlüğümü.. Bir anda sahilde yakılmış, alevi geceyi kuşatan ateş oluyoruz, göğe yükseliyoruz.. Etrafımızdaki mutlu insanların gitarlarından çıkan ezgilere tutunuyor mor /yeşil kıvılcımlarımız…
 
Bir sevgi,  görkemli uçurtmalar gibi uçuşuyor ruhumun göklerinde, durdurabilene aşk olsun… Kuyruğuna bir çocuk kahkahası tutunmuş ki sıkı sıkı, ipekten bir mendil sanki akan gözyaşlarına..
Gözleri değiyor gözlerime sonra sevgilinin ansızın, gülümsüyorum kaçamak bakışlarla .
Kimi zaman çocukluğumu görüyorum gözlerinde, kimi zaman mor hüzünler..
 
Ve ben o yanımda yokken de hissediyorum dudak kıvrımlarına sebep, ömürlük tebessümlerini.. Küçük kalbinde çocuk edasında büyüttüğü kocaman sevdasına şarkılar besteliyorum,
 
O söylüyor ben dinliyorum.. Ben söylüyorum o dinliyor...
Ben gülümsüyorum , O ritim tutuyor.
O gülümsüyor , gözleri deniz oluyor..
Ve Gamzesi.. Nefesime tutunan nefes..
 
Ben…ben..
Ben aşk oluyorum ,
Yâr kokuyorum..
Ben kalmıyor
Yâr oluyorum !!  


Ve  hemen ardından MÜZİĞİMİZ başlar, gözler kapalı tadını çıkarın...

 

22 Eki 2013

AŞKIN ŞAŞKIN TELAŞI



Ne zordur gidenin ardından bakakalmak seviyorken daha.
Anlam veremezsiniz ya hani, en çok da buz tutar benliğiniz o soğuklukta, kendi nefesiniz düşman kesilir size sonra.. Akrep yelkovana küsmüş gibi sanki, zaman akar da siz dahil olamazsınız ne garip.
Üç
küçük
kelime
kalır avuçlarınıza bırakılmış küller altında..

Asırlar boyu kurak gözler, kırk yıl uğursuzluk, zift gibi bir hayatın içine sürükleneceğinizi düşünürsünüz.. Evet, belki bir miktarını yaşarsınız da bunların...
Sokağa atılmış yalnızlıkları toplayıp derlersiniz, acılardan kaleler kurarsınız bir zaman..

Ama bir gün...
Sadece olduğu yerde kilitli, hiç açılmayan  bir oda misali kalır her şey..
Bütün duygularıyla hissettirdikleriyle, güzellikleriyle, tatsızlıklarıyla, tozlar altında hiç'liğe doğru yol alır...
Rüyalarda silik tebessümler dans eder hıçkırıkların yerine ve sonra hissizleşir duygular. Noktası koyulur artık uzatılan cümlelerin..Gecelerin acımtırak tınısı kaybolup gider yavaşça..
 
Sonra öyle bir zaman gelir ki, bütün hüzünleri ipe dizer.. Hiç sancılı bir düşertesindesinizdir..
Öyle biri gelir ki, bir aşkın şaşkın telaşıyla düşer yüreğinize..  En körpe melodilerle sarıp sarmalar burukluğunuzu, arındırır..
Artık, aşk döner  her köşe başından ve hep mutluluğa çıkar sokaklar...  Cümle aralarına ürkekçe sıkıştırdığınız umutlarınız, çiçek çiçek dökülür avuçlarınıza ..