BİR SEVGİLİYE

Ey aşkıyla Aşk'a aşık ettiren aşık, Ey sevgisiyle En Sevgili'yi sevdiren sevgili, Ey sıcak huzur

BAHARI GETİREN

Ey kalbimin ğöğü! Ey kalbimi kızıl bir sevdayla kuşatanım!

AYNADAKİ SEN

Oysa ne çok özlemiştim seni, bir bilsen yokluğundan utanırdın...

HEP BİR ARADA

Melekleri topladık diye tebessümle söylendi hep babacım...

EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRMEZ OLDURUR

Kerem kendi suretini görmeden, sen artık aslına bürün demişler. Ferhat doğduğu gün, isim vermeden bu çocuk ne kadar şirin demişler.

kısa hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kısa hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nis 2014

AYRILIK





Kenetli elleri yavaş yavaş ayrılırken birbirinden sadece gözleri kaldı birbirlerinde....Sessizlik kilit vurmuştu sözlere.
Giderek akşamın kızıllığında kaybolurken sureti, yüreği çoktan kaybolmuştu bile hüznün karanlık sokaklarında.Güçlükle attığı titrek adımlardan birinde, ''mutlu ol benden sonra da, hep güzel yaşa'' cümleleri döküldü delikanlının ağzından...

Güneş; omuzlara ayrılık acısını,gönüllere gurbet sızısını ve dudaklara veda tasasını bırakarak batarken, g
enç kız, adım dahi atamadan,  ayrılığın ruhundaki derin çığlıklarıyla taş kesilip kaldı orada...

Gözyaşları zoraki tutundu kirpiklerine, dudakları depremdi belki de. Acı bir tebessüm bıraktı şehrin nar tanesi ufuklarına ve yaşanmış binlerce hatıra filizlendi arkada kalan manzaranın çakır gözlerinde.

Mecalsiz gönlünde bir şiirin sözleri yankılanıp durdu hep; mesela dedik, kurduğumuz hayallere...Umut dedik, ihtimallere...Sevda dedik ,uzattık boynumuzu pamuktan ipliklere...Can bıraktık...

Ve şimdi, b
ir zamanlar ''Ölüm ile ayrılığı tartmışlar elli dirhem ağır gelmiş ayrılık'' diye gözleri dolup taşan yaşlı kadını artık çok iyi anlıyordu...



10 Mar 2014

AYNADAKİ SEN


Papatyadan taç yapmıştın hani hatırladın mı? “Uzun siyah saçlarına ne de çok yakıştı “demiştin.

Hiç bozmadım onu, sakladım hep, eskimeye yüz tutmuş masamın ilk gözünde..
Ve ne zaman kendimi çirkin hissetsem, yalnız hissetsem hep taktım saçlarıma. 

Kısık gözlerle tebessüm eden bakışlarının ardından sesin yankılandı bir anda yine; “uzun siyah saçlarına ne de çok yakıştı.” İrkildim,  aynaya baktım, oradaydın ve gülümsüyordun işte yine.
 

Aynalarda beliren suretine sadece bakakaldım ben hep...
Cesaret edemedim arkamı dönmeye. Dönmezsem, belki hep orada kalırsın benimle diye düşündüm ama gittin,hep gittin... Oysa ne çok özlemiştim seni, bir bilsen yokluğundan utanırdın...


Ben yine de her gün batımında mırıldanıyorum şarkımızı titreyen sesimle. Ne zaman göz göze gelsem duvardaki resminle, hep gülümsüyorum. Gözyaşlarımı yanağımdaki çukurda saklıyorum hep, sen görmeyesin diye... 

Gün geçtikçe daha da çoğalıyorsun içimde. Uykularım firar ediyor, ben sokak sokak arkasında.
Yorgun düşüyorum koşmaktan ardından. Sonra yastığına sarılıp kokunla dalıyorum kirpiklerime tutunan budala uykuya.
Her gece açılan üstümü örterdin bir de buse kondururdun ya. Bazı geceler uyanıyorum, kalbim ellerimde. Dudakların değiyor sanki yanaklarıma, dokunuyorum kokusu siniyor ellerime. Üstüm örtülüyor. Bir şeyler söyleyecek oluyorum parmağın dudaklarıma kilit oluyor susuyorum. Adını sayıklayıp kapatıyorum yine dolan gözlerimi...

Ve ben her sabah sana yeniden başlıyorum gittikçe büyüyen hasretimle… Gel gör ki sen yoksun, ben bir o kadar yoksul...





Klibi çok tatlı bu tarzları seviyorsanız eğer... At çok hoşuma gitti mesela, çok orjinal:)) E şarkı da güzel. Güzel bir haftanız olsun...