Canım aşkımın, huzurumun hediye ettiği, Senai Demirci'nin harika kitabı.. Çok merak ediyordum, ilgimi çekiyordu zaten.. Elime alınca da zevkle okudum... Çok güzel bir kitap gerçekten.. Biz çok sevdik biricikle... Öyle güzel anlatıyor ki herşeyi.. İlişkileri sorunlu olan olmayan, tüm çiftlerin okuması gereken kitaplardan diye düşünüyorum..
Altını çizdiğim bir sürü satır var ve ara ara paylaşıcam onları burada da keyifle...
.......
Mutluluk evliliğe kattığınız bir şeydir;evlilikten alacaklı olduğunuz bir şey değil.. Evlilik bir başkasından mutluluk umanların değil, bir başkasını da mutlu edebilecek kadar mutlu olan kişilerin birlikteliğidir.
Mutluluğu bir başkasından aşırmak için değil, bir başkasına taşırmak için bir aradasınız.. ( benim bi tanem çok güzel başarıyor bunu çok şükür.. huzurun mutluluğun ete kemiğe bürünmüş yürüyen hali O ) :))
****
Ummak, umutlara erişmeye yetmiyor. Beklemek, hayalleri gerçekleştirmeye yetmiyor. Eşler arasında da bir tür umma ya da bekleme oyunu sürüp gider.Pek azı umduğunun ''elinde'' olduğunu kabullenmeye hazırdır...
Haydi açık konuşalım. Umduğumuzun hiç olmazsa bir kısmını karşılayan eşimize emek veriyor muyuz? Eşimizi umduğumuz hale gelinceye kadar yoğurmak adına kendimiz de onunla birlikte yoğrulmaya, ter dökmeye hazır mıyız? Ondan uçmasını beklerken, onu avuçlarımızda iyice sıkıp 'hadi bakalım uçabiliyor musun, göreyim seni!'' rekabetiyle mi davrandık ona, yoksa onun küçük çırpınışlarına ve minicik titreyişlerine şefkatle yaklaşıp avucumuzu ve kalbimizi olabildiğince açarak '' Hadi bakalım uçabiliyor musun, göreyim seni!'' sabrıyla mı davrandık?
Taze yağmış kar gibi beyaz ve emiz bir sayfa açıp sırtüstü uzanmasına izin verip '' Senin için peri olabilirim!'' yumuşaklığıyla mı yaklaştık ona, yoksa çoktan kurumuş bir beton gibi ''Ben buyum;değişemem!''deyip hayallerini gerçekleştirmek için verdiği emeğe karşılık tos mu vurduk...?
Hangisine niyetleniyoruz evlenirken? Çünkü elimizde sadece niyetimiz vardır en başında. ve niyetlendiğimiz şeydir elimizde kalan sonunda...
.....................................
Altını çizdiğim bir sürü satır var ve ara ara paylaşıcam onları burada da keyifle...
.......
Mutluluk evliliğe kattığınız bir şeydir;evlilikten alacaklı olduğunuz bir şey değil.. Evlilik bir başkasından mutluluk umanların değil, bir başkasını da mutlu edebilecek kadar mutlu olan kişilerin birlikteliğidir.
Mutluluğu bir başkasından aşırmak için değil, bir başkasına taşırmak için bir aradasınız.. ( benim bi tanem çok güzel başarıyor bunu çok şükür.. huzurun mutluluğun ete kemiğe bürünmüş yürüyen hali O ) :))
****
Ummak, umutlara erişmeye yetmiyor. Beklemek, hayalleri gerçekleştirmeye yetmiyor. Eşler arasında da bir tür umma ya da bekleme oyunu sürüp gider.Pek azı umduğunun ''elinde'' olduğunu kabullenmeye hazırdır...
Haydi açık konuşalım. Umduğumuzun hiç olmazsa bir kısmını karşılayan eşimize emek veriyor muyuz? Eşimizi umduğumuz hale gelinceye kadar yoğurmak adına kendimiz de onunla birlikte yoğrulmaya, ter dökmeye hazır mıyız? Ondan uçmasını beklerken, onu avuçlarımızda iyice sıkıp 'hadi bakalım uçabiliyor musun, göreyim seni!'' rekabetiyle mi davrandık ona, yoksa onun küçük çırpınışlarına ve minicik titreyişlerine şefkatle yaklaşıp avucumuzu ve kalbimizi olabildiğince açarak '' Hadi bakalım uçabiliyor musun, göreyim seni!'' sabrıyla mı davrandık?
Taze yağmış kar gibi beyaz ve emiz bir sayfa açıp sırtüstü uzanmasına izin verip '' Senin için peri olabilirim!'' yumuşaklığıyla mı yaklaştık ona, yoksa çoktan kurumuş bir beton gibi ''Ben buyum;değişemem!''deyip hayallerini gerçekleştirmek için verdiği emeğe karşılık tos mu vurduk...?
Hangisine niyetleniyoruz evlenirken? Çünkü elimizde sadece niyetimiz vardır en başında. ve niyetlendiğimiz şeydir elimizde kalan sonunda...
.....................................